Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Tansiyon ve Kolesterole karşı kür
Mercimek (Lens culinaris); hem tansiyon dengeleyici hem de kolesterol düşürücüdür. Tansiyon dengeleyici özelliği, içerdiği esculin ve choline maddelerinden kaynaklanır. Esculin, tansiyon yükseltici (hypertensive); choline de tansiyon düşürücü (hypotensive) etki gösteren maddelerdir. Sonuç olarak, birbirlerine tamamen zıt özellik taşıyan bu iki etkin maddenin aynı anda bulunması mercimeğe tansiyon dengeleyici özellik kazandırır. Bu özellikler ağırlıklı olarak yeşil mercimekte vardır. Mercimek aynı zamanda mükemmel bir protein deposudur. Etin yerini en iyi dolduran bakliyatlardandır.
Yüksek kolesterol şikâyeti olanlar dikkat:
Değerli okuyucu, yüksek kolesterol şikâyeti olan hastalar hekimlerinin önerileri doğrultusunda kolesterolü baskılayıcı, örneğin, statin grubu ilaç kullanmak zorundadır. Katıldığım bir akşam yemeğinde kolesterol düşürücü ilaç kullandığını söyleyen bir tanıdığım, o akşamki yemekte dikkat etmesi gereken bazı yemekleri ve tatlıları hiç çekinmeden tüketmişti. Yemek sonrası kendisine, bu akşamki ziyafette ölçüye dikkat etmediğini söylediğimde, bana aynen şu cevabı verdi: “Sayın hocam, nasıl olsa ilaç kullanıyorum, pek fazla dikkat etmeme gerek yok.” Kendisine bunun çok yanlış olduğunu anlattım.
Çünkü, kolesterol düşürücü ilaçlar, öğünlerde tükettiğimiz besinlerin içerdiği kolesterolü etkilemez. Kolesterol düşürücü ilaçlar, besinler üzerinden aldığımız kolesterol üzerinde düşürücü özelliğe sahip değildir.
Kolesterol düşürücü ilaçlar, kanda bulunan kolesterolü düşürmez veya parçalamaz. Sadece ve sadece karaciğere daha az kolesterol üretmesi komutunu verir. Değerli okuyucu, hemen hemen tüm kolesterol düşürücü ilaçlar diyabet hastalığına (şeker hastalığına) yakalanma riskini artırır. Şeker hastası iseniz ve statin grubu (kolesterol baskılayıcı) ilaç kullanıyorsanız, kan şekerinizin yükselmesinde etkili olabileceğini göz ardı etmeyiniz.
Kolesterol düşürücü ilaçlar, karaciğerin kendi ürettiği kolesterolü baskılar, yani karaciğerin daha az kolesterol üretmesini sağlar. Ancak, besinler üzerinden aldığımız kolesterol üzerinde herhangi bir düşürücü (azaltıcı) etkisi yoktur. Bu nedenle kolesterol oranı yüksek olan besinlere ve şeker oranı yüksek olan tatlılara karşı mutlaka ölçülü olunması gerekir.
Kemoterapi ve / veya radyoterapi sonrası
Kemoterapi (ilaç tedavisi) ve/veya radyoterapi (ışın tedavisi) gören hastalarda panzitopeni sıkca karşılaşılan bir durumdur. Panzitopeni, demire bağlı kansızlık (anemi), trombosit ve lökosit sayısındaki düşüş olarak tanımlanır. Trombosit sayısındaki düşüş özellikle kemoterapi sonrası gözlenmektedir. Bu durumda olan hastalara haftada en az üç – dört kez çok az sıvı yağ ve az su kullanarak yapılmış yeşil mercimek çorbası tüketmelerini öneririm. Bir aylık bu mercimek kürü, platelerin (trombosit) normal seviyelerine gelmesinde mükemmel bir takviye oluşturacaktır. Bu kür anemiye karşı etkili değildir. Anemiye karşı kullanılacak olan kür, kereviz – ıspanak kürüdür.
Yeşil mercimek çorbasına ek olarak, aynı günün akşam yemeğinden iki saat sonra 10 günlük lavanta kürü, trombosit sayısının daha da hızlı yükseltilmesinde yardımcı olur.
Dikkat:
Lavanta kürünü, tek başına trombosit (platalet) sayısını yükseltme amaçlı kullanmayınız. Ancak, mercimek kürü tek başına uygulanabilir.
Değerli okuyucu, yeri gelmişken belirtmekte fayda görüyorum, kemoterapi uygulaması tamamlandıktan en az üç gün sonra bitkisel kür uygulayabilirsiniz. Kemoterapi sonrası üç gün geçmeden ve hekiminize danışmadan herhangi bir bitkisel kür uygulamayınız.
GÜNÜN KÜRÜ
Yağsız yeşil mercimek çorbası kürü
En az enginar kadar kolesterolü düşürücü özelliğe sahiptir. Haftada iki – üç defa tüketeceğiniz yağsız mercimek çorbası, bir taraftan kolestrolünüzü kontrol altına almanızda diğer taraftanda tansiyonunuzun dengelenmesinde yardımcı olacaktır. Burada tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum; mercimek kürü ne tansiyon problemini ne de kolesterol sorununu tedavi eden bir ilaç gibi düşünülmemelidir. Kolesterol veya tansiyon şikayetleriniz var ise mutlaka bir hekime danışınız.
Beslenmeye bağlı olarak kolesterol yüksekliği varsa bu takdirde haftada birkaç defa tüketeceğiniz yağsız yeşil mercimek çorbası kolesterolünüzü kontrol altına almanızda önemli katkıda bulunabilir. Eğer, genetik olarak yüksek tansiyon (hypercholestrol) söz konusu ise bu taktirde bu kürün faydasının olmayacağının bilinmesi gerekir. Genetik olarak kolesterol yüksekliği (hypercholestrol) durumunda hekim kontrolünde ve yine hekimin önereceği ilaçlar söz konusu olacaktır.
Yeri gelmişken belirtmekte fayda gördüğüm bir nokta şudur; kandaki kolesterolün yükselmeye başlaması veya yüksek değerlere ulaşması kişinin her hangi bir rahatsızlık hissetmesine neden olmaz.
Kolesterolün uzun zaman yüksek değerlerde kalması, çoğu kez geri dönüşü olmayan değişik kalp – damar rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle, zaman zaman kan tahlili yaptırarak kolesterol seviyesinin belirlenmesinde çok büyük faydalar vardır. Çünkü, erken teşhis edilen kolesterol yüksekliği, ileride yakalanma riski altında olduğunuz birçok hastalığın tedbirini aldırmış olacaktır. Kolesterol yüksekliğinin zaman içerisinde sebep olacağı hastalıklar genelde geri dönüşü olmayan kalıcı rahatsızlıklardır. Unutmayınız ki, kalıcı rahatsızlıklar yaşam kalitesini düşürür.
Kaynak: xprodoksit.com
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Doğal Vitiligo Tedavisi
YULAF SAMANININN MUCİZEVİ ETKİSİ İLE VİTİLİGO TEDAVİSİ
Halk arasında ala olarak bilinen derideki beyazlanmaya tıp dilinde vitiligo denilmektedir. Hastalık, pigment eksikliğinden kaynaklanır. Bazı bilimadamları sebebin kalıtımsal olabileceğini veya bu rahatsızlığa otoimmün (bağışıklık) sistemin neden olabileceğini savunmaktadır. Özellikle ellerde, kollarda ve yüzde görülen bu deri rahatsızlığı, genital bölgelerde de olabiliyor. Beyazlanmanın olduğu bölgelerde bulunan tüy, saç veya kıllar da dökülebiliyor. Genel bir kural Yulafolmasa da, saç derisinde vitiligo varsa, o bölgedeki saçlar da beyazlaşmaktadır.
Ala olarak bilinen bu hastalıkla ilgili yaptığım araştırmalarda yulaf samanının (Avena sativa) iyi bir çözüm getirdiğini gördüm.
Önemle vurgulamak istediğim bir nokta şudur: Vitiligo’ya ilk yakalananlar derideki beyazlanmanın veya beyaz lekelerin güneş ışığına çıkarak kaybolacağını (güneş ışığı altında yanarak beyaz bölgelerin koyulaşacağını) zannederler. Bu görüş kesinlikle yanlıştır. Vitiligo’ya karşı hazırlanan kür en etkili sonucu rahatsızlığın görüldüğü ilk yılda verir.
Güneş olumsuz etkiler
Vitiligo, aksine güneş ışığı altında daha hızlı ilerleme, yayılma ve dağılma gösterir. Güneş ışığı özellikle yaz aylarında vitiligo üzerinde olumsuz etki yapar. Eğer, tedavi edilmez ise yaş ilerledikçe de artış ve yayılma gösterir.
Ala hastalığı olanlara, öğünlerinde normal beyaz veya kepekli ekmek yerine mısır ekmeği tüketimini alışkanlık haline getirmelerini tavsiye ederim. Çünkü, mısır ununda, ala hastalığını önleyici birkaç tane etkin madde bulunmaktadır. Hatta, hamur tatlılarının yapımında da normal un yerine mısır ununu kullanmaları önemli bir önleyici destek oluşturmaktadır. Mısır ununun vitiligo üzerinde hem önleyici hem de yayılmasını durdurucu rolü vardır. Vitiligo şikâyeti olanların kahve tüketiminde ölçülü olmaları gerekir.
Bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı şikâyetlerinde yulaf samanının gücü mükemmeldir diyebilirim. Çoğu zaman yulaf samanını bulmak zordur. Bundan dolayı buğday veya arpa samanı ile aynı sonucu almak mümkün mü diye sorular soruluyor. Ne yazık ki, yulaf samanının yerini, bilinen hiçbir saman dolduramaz.
Yulaf samanındaki scopoletin, içeriğindeki en önemli etkin maddelerden bir tanesidir. Scopoletin aynı zamanda antibacterial (bakteri yok edici), antiinflammatory (inflamasyona – iltihap- karşı), antiseptic (antiseptik), bronchorelaxant (bronş rahatlatıcı), antiasthmatic (astıma karşı), antibronchoconstrictor (bronş açıcı, bronş gevşetici), cancer preventive (kanser önleyici) özelliklere de sahiptir.
Scopoletin’in bütün bu özelliklerini destekleyen, işlevini artıran en az beş tane yardımcı etkin madde daha vardır. Örneğin, yulafın içerdiği proline ve pyridoxine maddeleri de antiasthmatic (astıma karşı) özelliği olan maddelerdir. Scopoletin etkin maddesi havuçta, dolmalık biberde ve kerevizde yeterli miktarda bulunmaktadır. Ancak yulaf samanındaki kadar fonksiyonel ve de etkin değildir. Yulaf samanının bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı şikâyetlerinde nasıl kullanılacağı günün küründe verilmiştir.
GÜNÜN KÜRLERİ
Ala (vitiligo) hastalığına karşı
Üç tutam (yaklaşık 15 gram) yulaf samanını kaynamakta olan 1 litre suyun içine atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Ilıdıktan sonra süzünüz. Lekelerin olduğu bölgeye en az 5 dakika uygulayınız (pamuk kullanabilirsiniz). Parmak uçlarınızla lekelerin olduğu bölgeleri hafif hafif bastırmadan yarım dakika oğuşturunuz. Daha sonra tekrar 5 dakika etki ettiriniz. 5 dakikalık etki ettirme süresi tamamlandıktan sonra en az 2 saat ellerinizi yıkamayınız. Bu işleme lekeler kaybolana kadar haftada 3 kez devam ediniz. Tüm bu işlemlere başlamadan önce ellerinizi 2-3 dakika ılık suyun içerisinde yumuşatmanız daha etkili olur.
Kesinlikle kullanılmış olan yulaf samanı suyunu ertesi ve daha sonraki günler için kullanmayınız. Her defasında taze olarak hazırlanması ve kullanılması gerekir. Yulaf samanı suyunu hazırladıktan, süzdükten ve ılıdıktan hemen sonra uygulayınız. Yulaf samanı suyunu bir kaba alıp ellerinizide 5 dakika daldırabilirsiniz. Hazırlanan yulaf samanı suyunun, üzerinden 10 saat geçtikten sonra haricen veya dahilen hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.
Bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı
Bir tatlı kaşığı dolusu yulaf samanını kaynamakta olan bir bardak suya atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 5 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzünüz. Üç hafta boyunca haftada 2 çay bardağı içilir. Üç haftadan sonra şikâyetin seyrine göre devam edilir. Her içim için yulaf samanı suyunu taze hazırlamak şarttır. Kesinlikle 10 saatten fazla beklemiş yulaf samanı suyunu haricen veya dahilen kullanmayınız.
KOAH ve yulaf samanı
Tıp dilinde, Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı olarak bilinen ve kısaca KOAH olarak adlandırılan bu rahatsızlıkta yulaf samanı kürü yardımcı ve destekleyicidir.
DİKKAT
Yulaf samanı kürünü uygulamadan önce ona karşı alerjiniz olup olmadığına dair test yaptırınız. Kullanılacak yulaf samanının yeşil olarak kurutulmuş olma şartı vardır. Güneş altında sarardıktan sonra toplanmış yulaf samanı amaca uygun değildir.
Kaynak: xprodoksit.com
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Yorgunluğa karşı karanfil
Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatı olan karanfil; yorgunluğa çok iyi geldiği bilinir ve kuvvet macunlarında ve aşurede sıklıkla kullanılır.
Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
Değerli okuyucu, karanfil Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatıdır. Kuvvet macunlarında, aşurede karanfilden vazgeçilmez. Çiçekçilerin satışa sundukları ve halk arasında bilinen karanfil çiçeği ile hiçbir alakası yoktur. Anavatanı Endonezya ve İspanya olarak bilinir. Hindistan ve Sri Lanka’da bol miktarda yetiştirilir ve bu mutfakların vazgeçilmez baharatıdır. Avrupalılar karanfili turşu ve tatlılarında çeşni vermesi amacıyla kullanırlar.
Diş ağrısına karşı etkili
Karanfil ağacının tomurcuklarından elde edilen bu baharat, odunumsu ve koyu kahve-siyah renklidir. Yaklaşık iki-üç santimetre boya eriştiklerinde hasat edilirler. Anadolu’da halen çürük dişlerde ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Çürük dişin oyuğuna, ezilmiş kuru karanfilin bir parçası yerleştirilir veya da yağından bir damla damlatılır. Ağrı kesici gücünü içerdiği gallik asitten alır. Genel bir kural olmasa da lokantalarda içki kokusunu almak için masanıza bir çanakta karanfil sunulur.
İshale karşı
Onu ilk araştırmaya başladığım yıllar doksanlı yılların başlarıydı. Kuru karanfilde beni ilk şaşırtan, içeriğinde alpha-kadinol, alpha-kubeben ve maslinik asit etkin maddelerinin aynı anda bulunmasıydı. Bu üç ana etkin maddeyi başka hiçbir bitkinin çiçeğinde aynı anda bulamazsınız. Bu özellik karanfile özgüdür. Onun bu ayrıcalığı ishale karşı bu üçlünün bir arada bulunmasında saklıdır. Eğer ishal olduysanız hiç çekinmeden karanfil kürünü birkaç gün uygulayabilirsiniz. İshale bağlı karın sancılarını, bağırsak hareketliliğini kısa zamanda nasıl ortadan kaldırdığını hayretle gözleyebilirsiniz.
Direnci artırır
Karanfilin alternatifi yoktur. Onun sahip olduğu bazı özellikleri ve kimyası başka hiçbir bitkiyle veya baharatla mukayese edilemez. Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Zihin yorgunluğunuz da mı mevcut? Başınızda veya üzerinizde bir ağırlık mı hissediyorsunuz? Veya gergin misiniz? Bir bardak su kaynatın ve hemen sıcakken üzerine dokuz-on adet karanfil tanelerinden ilave ediniz. Beş-altı dakika bekledikten sonra karanfilleri içerisinden çıkarmadan yudum yudum içiniz. En geç on dakika sonra yorgunluğunuzun gittiğini, vücut direncinizin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Çok daha önemlisi, günün yorgunluğuna bağlı zihin yorgunluğunuzun ortadan kalktığını daha dinamik düşünsel güce sahip olduğunuzu hayretle hissedebileceksiniz.
Üzerinizdeki gerginliğin de yavaş yavaş ortadan kalktığını göreceksiniz. Karanfilin bu konudaki etkilerini daha da artırmak istiyorsanız, kendinize bir çay demleyip içerisine 10-12 adet karanfil atınız, birkaç dakika bekledikten sonra çayınızı yudumlayarak keyfini çıkartınız. İçtikten 5-10 dakika sonra zihin yorgunluğunuzun kaybolduğunu ve daha zinde olduğunuzu hayretle gözlemleyebilirsiniz. Bu amaçla uygulayacağınız karanfilli çayı haftada 3-4 defadan fazla uygulamayınız ve alışkanlık haline getirmeyiniz.
GÜNÜN KÜRÜ
İshale karşı
Sabah kahvaltısından bir saat sonra yedi-sekiz adet karanfil çiğnenmeden oda sıcaklığındaki bir- iki yudum suyla yutulur. Aynı gün akşam yemeğinden iki saat önce yedi-sekiz adet karanfil, oda sıcaklığındaki bir-iki yudum suyla çiğnemeden yutulur. Bu küre en fazla yedi gün devam edilir. Kullanılacak karanfilleri yutmadan önce ortadan ikiye bölüp suyla yutmak daha etkilidir. Havanda ezerek daha etkili olur düşüncesine kapılmayınız. Havanda ezildikten sonra alınması yanlıştır. Etkisi azalır.
Zihin yorgunluğuna karşı birebir
Taze demlenmiş bir bardak sıcak çayın içerisine 10-12 adet kuru karanfil ilave edilir. Üç-dört dakika bekledikten sonra yudum yudum içilir. Şeker ilave edilmeden içilmesi en etkili şeklidir. Çayınızı yudumlarken ağzınıza gelen karanfil tanelerini dişlerinizin arasında hafif ezerek eminiz. İkinci bardak çay içecekseniz, içerisinde kalan karanfilleri kullanınız, yeniden karanfil ilave etmeyiniz. Karanfilli çay içimini günde iki, haftada dört kereden fazla uygulamayınız. Alışkanlık haline getirmeyiniz. Vücut direncinizin azaldığı, zihin yorgunluğu ve strese bağlı yorgunluk hallerinde uygulayınız.
DİKKAT: KARANFİL KÜRÜ UYGULANIRKEN
İshal şikayetlerinde karanfil, çay olarak içilmemelidir. Birkaç yudum oda sıcaklığındaki su ile alınmalıdır. Trombozit (platelet) düşüklüğü sorunu yaşayan hastaların karanfil kürünü uygulamamaları gerekir. Özellikle bazı ilaçlar, yan tesir olarak trombozit düşüklüğüne neden olabilmektedir. Bu türden ilaçları kullanan hastaların karanfilden uzak durmaları gerekir. Kullanacağınız karanfillerin raf ömrünün bir yıldan daha fazla olmamasına özen gösteriniz. Bir yıldan fazla beklemiş karanfilleri kullanmayınız. Kuru karanfili iki parmağınızın arasında ezmeye çalıştığınızda, eğer kolayca kırılıp ufalanıyor ise, kullanmayınız. Raf ömrünü çoktan doldurmuş demektir.
Kanser hastalarına yardımcı
Kemoterapi veya radyoterapiye bağlı gelişen ishaliniz var ise, birkaç günlük karanfil kürü mükemmel bir yardımcıdır.
Kaynak: milliyet.com
Gül suyunun cilt için yararları
Güzel, taze ve canlı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, cildinizdeki kırışıklıklara doğal çözümler arıyorsanız, ya da cilt lekelerinden şikayetçi iseniz sizlere doğal önerimiz, gülsuyu. Gül suyu ciltte mucizeler yaracak bir çözüm. Cildinize tazelik ve canlılık kazandırdığı gibi, ciltteki lekelerin yok edilmesi ve kırışıklıkların azaltılmasında da oldukça faydalı. Şimdi sırayla cilt lekeleri,kırışıklıklar ve göz altı morlukları için gül suyunun faydalarını görelim.
CİLT LEKELERİ İÇİN GÜL SUYU : Her gün yüzünüzü gül suyu ile temizlerseniz, cildinizdeki lekelerin zamanla kaybolduğunu göreceksiniz. Ayrıca kayısı yağı ve gül yağını karıştırıp, cildinize kullandığınız zaman, cildinjiz gün boyu zararlı etkilerden de korunmuş olacaktır.
CİLT KIRIŞIKLIKLARI İÇİN GÜL SUYU : Yaşınız ilerledi ve zamanla ciltte kırışıklıklar oluşmaya başladı diye sakın üzülmeyin. Çaresi var elbette. Gül suyu mucizesine tanık olun ve tarifimizi dikkatle okuyun.
GEREKLİ MALZEMELER :
- 2 yemek kaşığı kil,
- 1 çay kaşığı gül yağı
- 1 çay kaşığı kayısı yağı,
- 1 çay kayığı avokado yağı,
- 1 çay kaşığı buğday yağı,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kilin içine diğer malzemeleri koyarak çamur haline gelene kadar karıştırın. Elde ettiğiniz maskeyi, göz ve dudak çevresi hariç, tüm yüzünüze sürün ve 20 dakika bekletilip yıkayın. Daha sonra cildinizi gül suyu ile temizleyin
GÖZ ALTI MORLUKLARI İÇİN GÜL SUYU : Gözaltlarını gül suyu ile temizlemek, göz altında oluşmuş yağ bezeleri, yorgunluk ve morlukların giderilmesine yardımcı oluyor.
ÖNEMLİ UYARI : Saf gül suyu kullanmayın. Cildinizde tahrişe neden olabilir.
Kaynak: mucize-iksirler.com
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlundan Dut Kürü
Doğal antibiyotik: BEYAZ DUT
Dut, dalından veya toplanır toplanmaz tüketilmelidir. Toplandıktan birkaç saat içerisinde tadı yavaş yavaş değişmeye başlar. Çünkü içeriğinde bulunan bazı etkin maddeler toplandıktan birkaç saat sonra değişime uğrar. Özellikle petunidin maddesi özelliğini toplandıktan kısa bir süre yitirmeye başlar.
Yaz aylarında da dutun tazesini dalından tükettiğiniz zaman doğal bir antibiyotik tüketiyorsunuz demektir.
Kapanmayan yara için
Anadolu’da beyaz dut ve yapraklarının bazı iltihaplı hastalıklara karşı kullanıldığı Osmanlı’dan beri bilinmektedir. Dutun yapraklarında kendine özgü doğal antibiyotik ve antiseptik özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır.
Şeker hastalarının derilerinde kapanmakta geciken yaralara karşı taze dut yaprağından hazırlanmış ve ılık olarak uygulanacak dut yaprağı çayının pansumanı iyi bir destekleyicidir. Eğer kanda iltihap bulunmuşsa yan sütundaki beyaz dut kurusu kürü, mükemmel bir destekleyicidir.
Kanda yüksek olan CRP (Chemical Reactive Protein) değerinin düşürülmesinde iyi bir yardımcıdır.
Beyaz dutun içerdiği bazı önemli etkin maddeler
- thiamin quercetin
- valerik asit potasyum
- rutin pelar gonidin
- riboflavin petunidin
- morusink vanon
- isoquercetin sanggenon
- niacin p-cresol
Şeker hastalarının kan şekerini yükselteceğinden beyaz dut kurusu kürünü uygulamamaları gerekir!
Eğer ellerinizde geçmeyen Egzama varsa mutlaka Dut Kurusu Kürü ‘nü denemelisiniz.
Kandaki iltihaba karşı Dut Kürü
Kandaki CRP (Chemical Reaktif Protein) yüksekse düşürülmesinde mükemmel bir destekleyicidir. Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suyun içerisine bir avuç dolusu (5-6 yemek kaşığı) beyaz dut kurusu atın ve altı dakika kısık ateşte kaynatmaya devam edin. Altıncı dakikadan sonra ocaktan indirin. Ilıyınca süzün, yarısı sabah aç karnına, diğer yarısını akşam aç karnına için. Haşlanmış dutların tüketilmesi şart değildir. Toplam 25 gün uygulanır ve her defasında taze hazırlanması gerekir.
Kaynak: xprodoksit.com
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Sigarayı bıraktıran bitkisel formül
Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU , sigarayı bırakmak isteyip türlü yöntemler deneyen tiryakilere Türkiye’de yetişen bir bitkinin çayını tavsiye etti.
Saraçoğlu, özellikle sigarayı bırakmak isteyip, bir çok yöntem denemesine rağmen bırakamayanlar için karabaş otunu önerdi.
İşte Sigarayı bıraktıran formül:
‘Bir tatlı kaşığı karabaş otunu bir bardak dolusu kadar su içinde 3 dakika boyunca hafif ateşte kaynatıp için. Bu bitki çayını gün aşırı içmelisiniz.’
Aktarlarda da bulunabilen ve Türkiye’de yetişen karabaşotunun dünyanın hiçbir yerinde aynısının bulunmadığını sözlerine ekleyen İbrahim Saraçoğlu, çay yapmaya vakti olmayanlar, ya da seyahata çıkanlar için şunu tavsiye etti: ‘Karabaşotunun saplarından 5-6 tane yanınızda bulundurabilir ve sitediğiniz zaman bunları çiğneyebilirsiniz. Yutmanızın da herhangi bir sakıncası yok.’
Karabaşotu (lavadula stoechas) : Ballıbabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu yahut dip kısmı odunsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkarır. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Bir türünden karabaşyağı denilen bir esans çıkarılır. Yurdumuzda alçak makilerde bulunur.
Faydası : Ağrıları geçirir. Kalbe kuvvet verir. Damar sertliğinde faydalıdır. Balgam söker. Sara ve beyin hastalıklarında kullanılır. Uyuşukluğu giderir, zindelik verir.
Kaynak: xprodoksit.com
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Saç dökülmesini durduran kür
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU Lavanta Kürü ile Saç Dökülmenizi durdurun.
Saç dökülmesine karşı
Saç dökülmesine karşı oldukça etkilidir. Kırk yaşlarımda başlayan saç dökülmemi lavanta kürü sayesinde önledim. Lavanta kürünü uygulayıp başarılı sonuç almış çok sayıda insan tanıdım.
Karaciğer yağlanmasına karşı
Karaciğer yağlanmasına (hepatosteatoz) karşı mükemmel bir destekleyicidir. Lavanta kürü, kemoterapiye bağlı gelişen karaciğer enzimlerinin (transaminazlar > ALT, AST) yükselmesi durumunda kısa zamanda kontrol altına alınarak normal seviyelerine inmelerini sağlar. Karaciğer yağlanmasına bağlı olarak yükselen karaciğer enzim değerlerinin düşürülmesinde, lavanta kürüne paralel olarak uygulanacak maydanoz-limon kürü muhteşem bir destek oluşturmaktadır.
LAVANTA KÜRÜ :
KÜR 1: Karaciğer yetmezliğine, Hepatit-B ve Hepatit-C ye karşı
Bir tutam lavantayı (yaklaşık 4-5 gram) 300 ml (yaklaşık bir buçuk su bardağı) suda kısık ateşte 4 dakika demleyiniz. Demleme esnasında sıcaklığını kaynama nokasında sabit tutunuz. Cezvede demlerken ocağın altını kısık tutunuz. Fokur fokur kaynatmayınız. Çok yavaş bir şekilde kaynıyor, kaynamıyor gibi demleyiniz. Demleme süresi tamamlandıktan sonra, ılımasını beklemeden süzülmesi gerekir. Süzme işlemi tamamlandıktan sonra içmek için ılımasını bekleyiniz. 15 gün boyunca her gün, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı dolusu içiniz.
Her defasında (her kullanımda) taze olarak hazırlanması şarttır. Bir gün önce arta kalan miktarı kullanmayınız. Kolay olsun diye bir kaç günlük hazırlayıp buzdolabında koruma altına almayınız. Hiçbir şekilde damak tadına uygun olsun diye içerisine şeker veya benzeri hiçbir katkı ilave etmeyiniz. 15 günlük ilk kür tamamlandıktan sonra rahatsızlığın seyrine göre haftada 3-4 defa, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı içmeye devam edilir. Karaciğer metabolizması sağlıklı çalışmaya başladıktan sonra kür sonlandırılmış olur. Her sağlıklı insanın yılda bir defa 15 günlük lavanta kürünü uygulamasında çok büyük faydalar vardır.
Değerli okuyucu hiç bir bitkisel kürü alışkanlık haline getirmeyiniz. Karaciğer yetmezliği şikâyeti olanların, Hepatit-B veya Hepatit-C virüsü ile yaşamak zorunda olanların zaman zaman lavanta kürünü uygulamalarında çok büyük faydalar vardır.
Not: İnterferon tedavisi alan Hepatit hastalarına lavanta kürünü önermemekteyim. İnterferon tedavisi tamamlandıktan sonra hekimlerine danışarak uygulayabilirler. (Maydanoz-Limon Kürü)
Kür 2: Saç dökülmesine karşı
Bir tutam lavantayı (yaklaşık 4-5 gram veya tepeleme 1 yemek kaşığı) 500-750 ml kaynamakta olan suya ilave ediniz. Yaklaşık 5 dakika kısık ateşte demleyiniz. Demleme tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz ve ılıkken süzünüz.
Eğer, saçlarınız temiz ise demlediğiniz lavanta suyu ile saçlarınızı yıkayınız ve yarım saat etki ettiriniz. Yarım saat etki ettirdikten sonra sadece suyla durulayınız.
Eğer, saçlarınız kirli ve çok yağlanmış ise önce sabun (tabii yeşil sabun) veya şampuanla yıkayınız. Sonra demlenmiş lavanta suyu ile yıkayarak, yarım saat etki ettiriniz. Daha sonra sadece su ile durulayınız. Saç dökülmesi durana kadar haftada bir-iki defa uygulanır. Saç dökülmesi durduktan sonra önleyici amaçlı olarak zaman zaman uygulanır.
Kaynak: xprodoksit.com
İbrahim Saraçoğlu böbrek taşını düşüren bitkisel kür
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU … “Avokado yaprağı böbrek taşını düşürmekte etkili olan nasıl bir kimyaya sahiptir?” Cevabını bulmak ve vermek en az altı yılımı almıştı.
Yeri gelmişken hemen belirtmekte fayda görüyorum, altı yıl boyunca her gün avokado yaprağını araştırmadım. Ben, aynı zamanda çok sayıda farklı bitkiyi araştırırım. Aynı bitkiyi sürekli araştırmak hem yorucudur, hem dikkat dağıtıcıdır, hem de kolaylıkla kısır döngüye girmenize neden olur. Örneğin, bir hafta boyunca bir bitki üzerinde yoğunlaşırken, ikinci hafta başka bir bitki üzerinde tekrar çalışmaya başlarım. Bazen, bir bitki üzerinde sadece birkaç saat çalışır bırakır, tekrar üzerinde çalıştığım diğer bir bitkiye dönerim.
Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal güç, avokado yaprağında bulunan methyl-chavicol’dur. İlk bakışta methyl-chavicol ana etkin madde gibi görünmektedir. Halbuki bu güç etkin madde olmaktan ziyade, böbrek taşını harekete geçiren etken bir rol üstlenmektedir. Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal gücün tetikleyicisidir diyebiliriz.
Böbrek taşını düşürmek için
Kaynamakta olan bir bardak (yaklaşık 150 ml) klorsuz suya bir tatlı kaşığı (2-3 gr) kurutulmuş avokado yaprağı ilave edilir. Kısık ateşte sekiz dakika kaynatılır (demlenir).
Demleme süresi tamamlandıktan sonra sıcakken süzülür.
Ilıyınca akşam yemeğinden iki saat sonra içilir. Her beş gün kullanımdan sonra üç gün ara verilir.
Damak tadına uygun hiçbir şey ilave edilmemelidir. Bu kürü 20 günden fazla uygulamayınız.
Tekrar uygulamak için en az 20 gün ara verilmelidir.
Kaynak: xprodoksit.com
İbrahim Saraçoğlundan Kış Kürleri
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu
ırasa, brokoli, karnabahar, lahana, kereviz, ıspanak. Hiçbiri bir diğerinin yerini dolduramaz. Bu sebzelerin yemeklerini yaptığınızda sağlıklı beslenirsiniz. Ancak sebzelerin şifa dağıtan gücünden faydalanmak için mutlaka kürlerini uygulamalısınız. Sebzeyi pişirirken, ilave ettiğiniz tuz, salça, baharat ve yağ, yemeğinizi damak tadınıza uygun hale getirir. Fakat bu ilaveler sebzenin kür amaçlı kullanılmasına engeldir.
Çünkü pişirme sırasında, sebzelerin kimyası büyük ölçüde değişikliğe uğramaktadır. Yazı dizimizin ikinci bölümünde, siz değerli okuyucularıma bazı kış sebzelerinden nasıl kür yapılacağını ve bu kürlerin nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışacağım.
BEYAZ LAHANA
Üzerinde en çok araştırma yaptığım sebzelerdendir. İnsan vücudunun değişik organlarında, yağ dokusunda ve hücre zarında biriken toksinleri (zehirli kimyasallar) vücuttan atmanın en iyi yolu, beyaz lahana kürüdür. “Toksinlerin kaynağı nedir?” sorusunun cevabı oldukça basit. Tükettiğimiz sebze ve meyveler zirai ilaç; et veya süt gibi maddelerse ağır metaller içerir. Havada bulunan gazlar da solunum yoluyla aldığımız toksinlerdir.
Tüm bu zehirli maddeler zamanla vücudumuzda birikir, organlarımıza zarar verir. En çok toksin depolama kapasitesine sahip organlar karaciğer, böbrek ve akciğerlerdir. Toksinler, yağda çözündükleri için vücudun yağ dokusunda depolanırlar. Beyaz lahanadaki etkin maddeler vücudumuzdaki mekanizmayı uyararak, toksinlere suda çözünme özelliği kazandırır. Böylece toksinler, terleme, idrar veya safra kesesi yoluyla vücuttan dışarı atılırlar.
Beyaz lahananın toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici özelliğinden istifade edebilmek için formülünü verdiğim kürü, bir yıl boyunca üç veya dört defa yapmak en doğrusudur. Bu küre başladıktan 2 – 3 gün sonra vücudunuzun terlediğini, özellikle yüz kısmınızda yağlı yağlı terlediğinizi göreceksiniz. Dışkıda belirgin şekilde yağ oranının arttığını da farkedeceksiniz. Bu da yağla beraber toksinlerin atıldığını gösterir. Kürü uyguladığınız dönemlerde daha sık banyo veya duş yapmanız sizi hem rahatlatacak hem de deri gözenekleri açıldığından toksinli-yağı atmanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın, toksin atan vücut kendini yeniler.
Lahana kürü:
Kaynamakta olan yarım litre suya 6-7 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan atın. 10 dakika ağzı kapalı şekilde hafif ateşte haşlayın. Sabah-akşam (aç veya tok) birer su bardağı için. Bu küre beş gün devam edin. Üç gün ara verdikten sonra tekrar beş gün uygulayın. Kürü her gün taze olarak hazırlamanız şarttır.
BROKOLi
Brokoli üzerindeki araştırmalarım devam etmektedir. Çünkü, çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebzedir. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu gücü olan etkin madde ‘sulforafen’dir. Sulforafen, aynı zamanda taze yeşil soğan, havuç, brüksel lahanası ve karnabaharda bol miktarda bulunmaktadır. Amerika’da bu konuda yapılan pek çok klinik deney, brokolinin menopoz dönemindeki kadınlara faydalı olduğunu ortaya koymuştur. Bu dönemdeki kadınların, çok az suda beş dakika haşlanmış brokoliyi ve haşlama suyunu tüketmeleri iyi bir takviyedir. Brokoli, ‘Di-Indolyl-Methan’ (DIM) sayesinde östrojen metabolizmasının dengeli çalışmasını sağlayarak, menopoz döneminin daha sağlıklı geçirilmesine yarar.
KEMİK ERİMESİ
Brokoli, içerdiği zengin kalsiyum oranından dolayı, osteoporoz (kemik erimesi) hastaları için iyi bir yardımcıdır. Brokoli gibi lahana, karnabahar ve maydanoz da, birer kalsiyum deposudur. Fakat brokoli, hem kalsiyum yönünden çok zengindir, hem de içerdiği kalsiyumun büyük kısmı vücudumuz tarafından alınır. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların bol süt içerek desteklemeye çalıştıkları kalsiyum açıkları sonuçsuz kalır. Ağırlıkça eşit miktarlardaki brokoli ve sütü karşılaştırdığımız zaman, brokoliden çok daha fazla kalsiyum alırız. Süt içerek kalsiyum açığını kapatmaya çalışan osteoporoz hastalarının bu konudaki gayretleri boşunadır. Ayrıca, brokolide yağ yoktur, sütte ise kolestrolü yükselten yağ grupları vardır. Aksine brokoli, kolestrolün düşürülmesinde de iyi bir destekleyicidir.
PROSTATİT
İyi huylu prostat büyümesine (prostatit) ilişkin şikâyetiniz birkaç yıldır devam ediyorsa, brokoli kürü sizin için ideal. Eğer çalışan bir insan olarak öğle üzeri evinizde olamıyorsanız, yarısını sabah, yarısını akşam aç karnına için. Bu taktirde bir litre yerine 500-600 ml su tüketin. Haşlanmış brokoli parçalarını tüketmek zorunda değilsiniz. Yine de yemek aralarında salata olarak tüketmeniz sizin için daha iyidir. Her yedi günlük uygulamanın sonunda üç gün ara verin. Toplam uygulama zamanı, üç günlük aralar hariç, 21 gündür. Uygulama tamamlandıktan sonra şikayetleriniz tekrar ortaya çıkarsa, bu defa 15 günlük brokoli kürü uygulamanız gerekir. İşe erken gidiyorsanız, haşlanmış brokoli suyunu akşamdan hazırlayın. Yarısını için, geri kalanını sabah içmek için buzdolabında koruyun. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika (su hariç) bir şey yiyip içmeyin.
GÖĞÜS HASSASİYETİ
Brokoli, kadınların göğsündeki (fibrokistlere) hassasiyete karşı etkilidir. Hormonlu ve trans- gen tohumdan elde edilen brokoliyi kürlerde kullanmayın. Satın alacağınız brokolinin taze ve diri olmasına dikkat edin. Sararmış brokoli satın almayın. İhtiyacınız olan 21 günlük brokoliyi 200-250 gramlık porsiyonlar halinde derin dondurucunuzda saklayabilirsiniz. Bu halde brokoli, altı ay boyunca özelliğinden hiçbir şey kaybetmez. Uygulama sürecinde ara vermemeniz gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şudur: Bu kürü uygularken kahve, çikolata, ceviz (taze veya kuru), portakal ve portakal suyu ve taze beyaz üzüm tüketilmemelidir.
Brokoli kürü:
200-250 gram taze ve koyu yeşil renkli brokoliyi, kaynayan yarım litre suya atın. Ağzı kapalı olarak kısık ateşte altı dakika haşlayın, ılınmaya bırakın. Yarısını kahvaltıdan 20 dakika önce, yarısını öğle yemeğinden 20 dakika önce için. 21 gün boyunca her gün taze olarak hazırlayın. Haşlanmış brokoliyi tüketme zorunluluğu yoktur. Arzu edilirse tüketilebilir. Duruma göre kür tekrar edilebilir. Regli öncesi göğüste hissedilen hassasiyetin, ağrı şikâyetlerinin ortadan kalktığını hayretle gözlemleyeceksiniz.
KEREViZ
Gerek kokusu nedeniyle, gerekse damağa pek hitap etmeyen tadından dolayı ender tüketilen bir sebzedir. Kokusu, içerdiği ‘phthaliden’ maddesinden kaynaklanmaktadır. Kereviz hem dost hem düşman olabilir. Tüm dünyada milyonlarca satan ‘Yeşil Eczane’ adlı kitapta, kereviz, hatta yeşil sapı ve yaprakları, özellikle yüksek tansiyon hastalarına yardımcı tedavi olarak önerilmiştir. Oysa, bu kesinlikle yanlıştır. Araştırmalarımda kerevizin yüksek tansiyon şikayeti olanlar tarafından tüketilmemesi gerektiğini keşfettim. Hipertansiyon veya esansiyel hipertoni rahatsızlığı olanlar, kesin olarak kerevizden uzak durmalıdır. “Yüksek tansiyon şikayetim yok. Kereviz yemeği yersem veya kürünü uygularsam, yüksek tansiyon hastası olur muyum?” sorusu aklınıza gelebilir. Bu sorunun cevabı “Kesinlikle hayır.”
GUT HASTALIĞI
Eski tarihlerden beri Avrupa ülkelerinde zenginlerin hastalığı olarak bilinirdi. Bunun nedeni zenginlerin bol bol et tüketmeleridir. Büyük İskender, Michelangelo ve Darwin gibi ünlüler gut hastalığı çekmişlerdir. Gut, 1’inci ve 2’inci Dünya Savaşı sonrası çok ender görülmüştür. Bunun nedeni savaş sonrası yeterli miktarda etin bulunamamasıydı. Günümüzde sebepleri çok iyi bilinen hastalığın tedavisi, modern tıbbın ürettiği ilaçlarla kolayca mümkündür. Ancak, tekrar etme riski olan bir hastalıktır. Bu hastalığın işkencesini çeken bilir. Eklemlerde birkaç saat, bazen birkaç gün devam eden şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişme hissedilir.
Gut, ani ataklar içeren ve zaman zaman tekrar eden bir artirit türüdür. En fazla etkilenen yer ayak başparmağıdır. Kronikleşmiş olanlarda dizler, ayak ve kol bilekleri ile ellerin küçük eklemleri etkilenir. Kontrol altına alınmadığında ciddi böbrek rahatsızlıklarına neden olur. Kanda ürik asidi yükselten hastalık, eklemlerde kristalleşme meydana getirir. Bunun sonucunda aşırı ağrı ve yanma hissedilir. Gut şikâyeti olanların deniz ürünlerinden uzak durmaları gerekir. Özellikle karides, ahtapot ve kalamardan. Kırmızı et tüketiminde de ölçülü olmakta fayda var. Kereviz kürü, gut hastaları için mükemmel bir yardımcıdır.
Kür: 1
Orta boy kerevizi dilimleyip, yarım litre suda altı-yedi dakika kısık ateşte haşlayın. Su ılındıktan sonra süzün ve gün içerisinde için. Bu kürü haftada iki-üç kez tekrarlayın.
ROMATİZMA
Kereviz, romatoid artirit (iltihaplı eklem romatizması) şikayeti yeni başlayanlar için de önemlidir. Kürü, en fazla üç hafta uygulanmalıdır. Haşlanmış kereviz dilimlerini tüketmek zorunda değilsiniz. Ancak, ilk hafta kürü boyunca yemenizde fayda vardır. İkinci haftadan sonra sadece haşlama suyunu içmekle yetinebilirsiniz. Birinci haftadan sonra romatizmal ağrılarınızın giderek azaldığını göreceksiniz. İleride tekrar romatizmal ağrılar kendini göstermeye başlarsa, bir haftalık kür yeterli olacaktır. Romatizmal şikâyetler çok fazlaysa, ilk hafta 3-4 defa birer porsiyon uygulanarak başlayabilirsiniz.
Kür: 2
Birer porsiyon dilimlenmiş kerevizi yarım litre suda ağzı kapalı olarak 5-6 dakika kısık ateşte haşlayın. Haşlama suyunu, öğle veya akşam yemeğinden bir saat önce veya yemeklerden iki saat sonra için. Haşlama esnasında tuz veya sıvı yağ kullanmayın. Haftada 2-3 defa tekrarlayın.
Not: Bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Rahatsızlığınız varsa, mutlaka doktora danışınız.
Kaynak: xprodoksit
Adet düzensizliğine karşı bitkisel kürler
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, adet düzensizliğine karşı testere dişli arslanpençesi bitkisiyle uygulanan bu iki kürü tavsiye ediyor.
Testere dişli aslan pençesi
Özellikleri:
- Bayanlarda tüylenmeye karşı
- Östrojen hormonu yükseltici
- İltihaplı eklem romatizmasına karşı
- FSH hormonu yüksekliğine karşı
- Adet düzensizliğine karşı
Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
1) Testere dişli arslanpençesi yaprak ve sapları beraberce kullanıldığında ishale karşı etkili olabilmektedir. İshal olmayan birisi onun çayını içtiğinde kabız olurum endişesine de kapılmamalıdır. Çünkü kabızlık yapmaz. Bağırsağın perisaltik hareketlerini yavaşlatır ve kontrol altına alır. Hareketli bağırsak sendromu (irritable bowel syndrome, ibs) şikâyeti olanlara iyi bir yardımcıdır.
2) Zor kapanan yaralarda veya ameliyat sonrası ameliyat yaralarının hızlı bir şekilde kapanmasında iyi bir yardımcıdır.
3) Sık sık anemi (demire bağlı kansızlık) yaşayanlara haftada en az beş-altı kez bu bitkinin çayını içmelerini tavsiye ederim.
4) Erken menopoza girme yatkınlığı gösteren bayanların yardımcısıdır. Genç kızlar ve kadınlar adet düzensizliği yaşıyorsalar, testere dişli arslanpençesi mükemmel bir yardımcıdır. O, aynı zamanda kadınlık hormonlarının dengelenmesinde de yardımcıdır. Rahimde oluşmuş miyom veya miyomların neden olduğu ara kanamaları da durdurabilme ve kontrol altına alabilme gücüne sahiptir.
5) Adet dönemlerinde fazla kan kaybına uğrayan veya adetleri uzun süren bayanlara bu bitkiyi öneririm.
6) Testere dişli arslanpençesinin ebter ve/veya GOD tohumların tarımının yapıldığı alanlara yakın bölgelerde yetişenlerin kullanılmaması gerektiğini önemle belirtmekte fayda görüyorum. Ülkemizde, GOD tohumlarla her ne kadar tarım yapılmıyorsa da, ne acıdır ki, sebzede %95 ebter tohum tarımı yapılmaktadır.
7) Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.
Kür 1: Adet düzensizliğine ve tüylenmeye karşı
Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte on dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır ve ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün bir su bardağı içilir. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır. Kürün en uygun içim zamanları sabah kahvaltısından iki saat sonra veya öğleden sonra aç karnına içmektir.
İleride adet düzensizliği tekrar ederse, kür 1 aynı şekilde tekrar edilir.
Kür 2: FSH hormonu yüksekliğine karşı
Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte beş dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır, ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün iki defa bir su bardağı içilir. İlki kahvaltıdan iki saat sonra, ikincisiyse akşam yemeğinden iki saat sonra içilir. Her defasında taze hazırlanması şarttır. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır.
Not: Bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Rahatsızlığınız varsa, mutlaka doktora danışınız.
Kaynak: xprodoksit



