Arama
KATEGORİLER

You are currently browsing the archives for the Ağız ve Diş Sağlığı category.

Kalp sağlığı için diş bakımına dikkat

Türkiye’de ağız ve diş sağlığı, hekimin kapısını çok mecbur kalmadıkça çalmadığımız bir konu. Rahatsızlıkların başında yüzde 65 oranında diş eti hastalıkları geliyor. Özellikle kalp hastalarının bu konuda çok özenli olması şart.

Periodontal hastalıklar olarak ifade edilen, diş eti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklar, yetişkinlerde diş kayıplarının yüzde 70′inden sorumlu olabiliyor.

Bu konuda yanlış bilinen birçok nokta diş hekimine gitmek konusunda zaman kaybettiriyor. Söz gelimi, birçok insan diş eti kanamasının iyi bir şey olduğunu düşünüyor ve “Dişlerimi fırçalayıp kanattım, rahatladım” diyor. Diş eti hastalıkları ve önleme yollarını Diş Hekimi Cem Erdoğan’a sorduk.

Diş eti hastalıkları nasıl oluşuyor?

Dişeti hastalıklarının en önemli nedeni “bakteriyel diş plağı” adı verilen, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Tırnağınızın ucuyla dişin dip kısmından ucuna doğru indirdiğinizde beyaz bir tabaka sıyırmış olursunuz. İşte o diş plağıdır. Plak temizlenmezse üstüne bir plak daha gelir ve diştaşı veya tartar oluşur. Dişetini dişe sıkıca bağlayan lifler yüzünden diş eti dişten uzaklaşır. Bakteriler daha derine gitmenin yolunu bulmuş olurlar ve iltihap oluşturur. Bu durum kemiğe kadar ilerleyebilir. Bunun sonucunda diş sallanmaya başlar ve sonunda da düşer.

Nasıl önlenir?

İnsanlar genelde diş temizliğinin dişleri sallandırdığını iddia eder. Normalde 6 ayda bir dişini temizleten kişinin dişi sallanmaz. Bunu çok uzun süre ihmal eden kişinin ağzında blok blok diş taşları oluşur. Hekime gittiğinde de işlem sırasında dişler sallanmaya başlar. Sağlıklı diş ve diş eti için ağız bakımı çok önemli. Fırçalayarak ve diş ipi kullanarak, bakteriyel plağın dişten atılması gerekiyor. 6 ayda bir de profesyonel olarak dişleri temizletmek gerekiyor. Bütün bu önlemlerin yanında bir başka konu daha var ki bu çok önemli.

Bazı tedavilerde diş hekimi – KBB uzmanı birlikte hareket eder

Türklerin ırksal olarak burunları biraz eğridir, deviasyona çok yatkındır. Bazı hastalar uyurken ağızdan solunum yaparlar. Çeşitli şikayetlerle sürekli diş hekimine giderler. Diş hekiminin bu durumu tespit etmek için hastayı Kulak-Burun-Boğaz uzmanına yönlendirmesi gerekir. Aksi takdirde yüz kere diş temizliği yapsanız bile bu durum tekrarlayacaktır. Diş taşı oluşumu sürecek, buna bağlı olarak diş etleri aşağı çekilecek sonuçta diş kayıpları oluşacak.

Diş eti hastalıkları başka hastalıkları tetikler mi?

Diş etiniz kanadığı zaman, ordaki mikroorganizmalar o bölgedeki kılcal damarlardan vücuda karışır. Kalbe, eklemlere hatta beyninize yerleşir. Vücut direncinizin düştüğü durumlarda diğer hastalıkları tetikleyebilir.

Kalp rahatsızlığı olanlar diş sağlığına daha çok önem vermeli

Özellikle kalp rahatsızlığı olanları daha fazla etkiler. Bu kişilerin mutlaka diş sağlığının iyi durumda olması gerekir. O yüzden diş eti kanaması iyi birşey değildir. Vücudun herhangi bir organındaki bir rahatsızlığın sinyalini veriyor olabilir. Sinyalleri dinlemezseniz daha kötü sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Fırçalamak ve diş ipi kullanımı dışında ağız ve diş bakımında nelere dikkat etmeliyiz?

Unutmayın ki servetler harcadığınız hiçbir diş hekimi, kendi ana dişinizinden daha iyisini yapamaz. İnsanlar yaşadıkları kötü tecrübelerden ötürü diş hekimine gitmekten korkar. Teknolojide geldiğimiz nokta, ağrısız sızısız tedaviler ortaya koyuyor. Birçok insan toplu iğne ile diş taşı temizliği yapmaya çalışır. Çok yanlış. Kürdan da asla kullanılmamalı.

Diş ipi kullanmaya üşenmeyin

Diş arayüzlerini fırçalamak da çok önemli. Bunun için arayüz fırçası veya diş ipini kullanın. İnsanlara zor geliyor diş ipi kullanmak. Ama mutlaka günde 2 defa, 2 dakika diş fırçaladıktan sonra diş ipi kullanın. Ardından bir 30 saniye daha dişlerinizi fırçalayın.

Kaynak: uzunhayat.net

At Kuyruğu

AT KUYRUĞU
Değişik yörelerimizde değişik isimlerle bilinen atkuyruğu, günlük olarak sofralarımızda tüketilmese bile sayısız faydalarından ötürü şifalı bitkiler sınıfında yer almaktadır. Bazı yörelerimizde kırk kilit, zemberek otu, çam otu, kırk boğum veya tilkikuyruğu otu olarak bilinen bitkinin latince adı Equisetum arvense’ dir.
Atkuyruğu çok yıllık, çiçekleri olmayan ve otsu formda bir bitkidir. Nemli bölgeleri seven bitki, toplandıktan sonra kurutulup, çayı yapılıp içilerek kullanılabildiği gibi değişik hastalıklarda tentür, banyo uygulaması da yapılmaktadır.
Makalemizde yararlarını duyduğunuzda şaşıracağınız bir yazı okuyacaksınız.
FAYDALARI NELERDİR?
Özellikle böbrekle ilgili rahatsızlıklarda seçkin ve tanınmış bir bitkidir.
İdrar söktürücü, kumu düşürücü ve yara iyileştirici özelliği vardır.
Kronik öksürükleri yatıştırıcı, akciğer tüberkülozunu engelleyici, akciğeri güçlendirici ve kan temizleyicidir.
Mesane hastalıklarına iyi gelir.
Ödemlere karşı çok yararlı bir bitkidir.
Yavşan otu ile birlikte kullanıldığında damar sertliği ve unutkanlığa karşı etkilidir.
Kanserin baş düşmanıdır.
Omurlardaki disk lezyonlarında, ağrı ve tutulmalarda şifa dağıtmaktadır.
Kaynamış suyu kepekli saçlara iyi gelir.
Burun, akciğer, dölyatağı, basur ve mide kanamalarında etkili bir bitkidir.
Bacak tümörlerine karşı birebirdir.
Kanamayı durdurucu özelliği vardır.
Romatizmal ağrıları dindirir.
Ağrılı basur ve basur memeleri için yapılan oturma banyoları çok etkilidir.
Düzenli kullanıldığında gece işemelerine karşı faydalıdır.
Çayı, bademcik iltihabı, dişeti kanamalarında ve iltihaplarında gargara biçiminde kullanılır.
Kadınların akıntıları, egzama, dolamalara karşı şifa verir.
Zor bir doğumdan sonra meydana gelen görme bozukluklarında etkilidir.
SAĞLICAKLA KALIN

Ağız Akması

AĞIZ AKMASI
Gece meydana gelen ağız akması birçok kişinin şikâyetleri arasında yer alır. Çocuklardan yetişkinlere kadar görülebilen ağız akmasının birçok sebebe bağlı olabilir. Uyurken rahat nefes alınamadığı için ağız açık bırakılır, bu da salyanın akmasına neden olur. Ağzın açık olarak yatılması sadece salya için değil, aynı zamanda gece boyunca ağza bakteri girişi olacağından enfeksiyonlara da neden olmaktadır. Makalemizde ağız akmasının nedenlerini ve bu konuda sizlere yardımcı olabilecek bitkisel tedavi kürünü sizlerle paylaşacağız.
NEDENLERİ NE OLABİLİR?
Ağız akmalarının birçok sebebi vardır. Ağız akmasının kesin sebebinin bilinebilmesi için bir KBB doktoruna başvurulmasında fayda vardır. Ama muhtemel nedenler aşağıdaki gibi sıralanabilir.
En bilineni ve yaygını bağırsak parazitleridir.
Geniz eti sarkıklığı,
Burundaki fiziksel bozukluklar,
Burundaki tıkanıklıklar,
Rahat nefes alış verişinizi engelleyen yastık ve yataklar,
Birtakım yemek borusu ve mide problemleri (özellikle çocuklarda),
Çocuklarda yeni bir diş çıkması,
Tükürük bezlerinde bir problemden kaynaklanabilir,
Ağız içi aftlar, diş apsesi, dil ve damakta lezyon,
Yutma kaslarındaki bir bozukluktan kaynaklanıyor olabilir.
Ağız Akmasında Bitkisel Tedavi
4 bardak su, 1 kahve fincanı yeşil mercimek ve 1 çorba kaşığı sumak 10 dakika kaynatılır. Süzüldükten sonra soğutulur. Yatmadan yarım saat önce gargara yapılır. İlaveten taze üzüm veya ayva yemek de yararlı olacaktır.
SAĞLICAKLA KALIN

Yağ

Yaşamın idamesi ve sağlık için çok önemli olan yağ, sadece fazla miktarda alındığında zarar verir. A, D, E ve K vitaminleri gibi önemli vitaminler için taşıyıcılık görevi yapar. Vücudun savunma sisteminde önemli bir rolü olan yağ, östrojen gibi homonların üretiminde ve depolanmasında görev alır.
Günümüzde, sağlık uzmanları sağlıklı bir diyette bulunması gereken kalori miktarının en fazla 1/3′ünün yağdan gelebileceğini belirtmektedirler.

Ağız ve Diş Temizliği

Ağız ve Dişlerin Temizliği

Çürüklerin , diş eti hastalıklarının ve diş taşlarının nedeni ; yemeklerden sonra dişlerimizin üzerinde biriken yemek artıkları ve bakteri tabakasının ( bakteri plağının ) iyi bir şekilde temizlenmemesidir.
Yeterli sıklıkta , sürede ve şekilde dişlerin temizliği yapılmazsa bir takım sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır.
Yemeklerden sonra yeterince temizlenmeyen bakteri plağı; zaman içerisinde ağız ortamının ” asit ” hale gelmesine neden olarak bakteri üremesine dolayısıyla da çürüklere ve diş eti hastalıklarına neden olur.

Diş taşları; zaman içerisinde tükürüğün içerisindeki minerallerle birleşen bakteri plağının sertleşmesiyle oluşur.  Dişeti tedavisi ile temizlenir.

Ağız ve dişlerin iyi bir şekilde temizlenebilmesi için

  • Her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır ( günde en az 3 kere )
  • Dişlerin fırçalanması doğru bir şekilde ve en az 3 dakikada yapılmalıdır.
  • Gece yatmadan önce mutlaka dişler fırçalanmalıdır
  • Günde bir kere ” diş ipi ” kullanarak , dişlerin araları temizlenmelidir
  • Günde en az bir kere ağız çalkalama solüsyonları ile gargara yapılmalıdır
  • Diş eti çekilmesi olanlar veya protez kullananlar ” ara yüz fırçası ” ile temizlik yapmalıdır.

Sağlıksız Dişler

Diş çürükleri, sinüzit, bademcik iltihabı, romatizma, kemik erimesi, diyabet, solunum sistemi ve kalp hastalıkları ile sindirim sorunlarına yol açabiliyor.
Diş ve diş eti hastalıkları, vücutta enfeksiyon odağı oluşturması nedeniyle diğer doku ve organları da olumsuz etkiliyor.
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Türkiye’de sigara ve tütün kullanımı, yanlış beslenme, ağız, diş sağlığı bakımı ve düzenli diş hekimi kontrolüne yeterince önem verilmemesi nedeniyle diş ve diş eti hastalıklarının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu bildirildi.
Diş ve diş eti hastalıklarının, vücutta enfeksiyon odağı oluşturması nedeniyle diğer doku ve organları da olumsuz etkilediği kaydedilen açıklamada, “Diş ve diş eti hastalıkları, vatandaşlarımızın yüzde 74’ünü yaşamlarının bir döneminde etkileyerek, diş kayıplarına neden olmaktadır” denildi.
Diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarının iki önemli hastalık olduğu belirtilen açıklamada, diş eti hastalıklarının kimi zaman diş kökünün bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen etki yapabileceği ifade edildi.
“DİŞİN AĞRIMAMASI SAĞLIKLI OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”
Açıklamada, sağlıksız dişlerin vücuttaki tüm sistemleri olumsuz etkilediği ve sürekli enfeksiyon odağına dönüşebildiği belirtilerek, diş çürüklerinin, sinüzit, bademcik iltihabı, romatizma, kemik erimesi, diyabet (şeker hastalığı), solunum sistemi ve kalphastalıkları ile sindirim sorunlarına yol açtığı vurgulandı.
Dişlerin ağrımamasının sağlıklı olduğu anlamına gelmediğine dikkatçekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekiyor. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için, ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gereklidir. Diş çürüklerinin erken dönemde tespit ve tedavisi dişlerin kaybedilmesini önler.”
Asit ve karbonhidratların dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturduğu, bu deliklerin giderek genişlediği belirtilen açıklamada, özellikle çocukların aşırı asitli ve şekerli yiyeceklerden uzak durmaları, bu yiyecekleri yedikten sonramutlaka dişlerini fırçalamaları istendi.
“DİŞLERİNİZİ KARIŞTIRMAYIN”
Dişlerin sert cisimlerle karıştırılmaması, fındık, ceviz gibi kabuklu yiyeceklerin dişlerle kırılmaması gerektiği belirtilen açıklamada, dişleri korumanın en etkili yolunun düzenli fırçalamak olduğu kaydedildi.
Diş fırçalamanın ilk adımının ise doğru fırça seçimi olduğu ifade edilen açıklamada, en uygun fırçanın, naylon ve orta sertlikteki fırçalar olduğu bildirildi. Açıklamada, sağlıklı diş etlerinin fırçalama sırasında kanamadığı ve kanayan diş etlerinin hastalıklı dişlerin göstergesi olduğu vurgulandı.

32 Diş Artık Hikaye

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Uzel, yaşam ve beslenme tarzındaki değişimler, gelişen teknolojinin neden olduğu hareketsiz yaşam gibi birçok faktör nedeniyle insanların diş ve çene yapısının değiştiğini söyledi.
Çenedeki daralmayla birlikte 20′lik dişlerin çıkmasının zorlaştığına işaret eden Prof. Dr. Uzel, diş boyutlarının da küçüldüğünü, insanoğlunun gelecekte 32 yerine 24 dişli olacağını belirterek, “Alt çenedeki küçülme insanoğlunu çirkinleştirecek” dedi.

Diş çıkartma

Eğer bebekler konuşabilselerdi; dişlerini çıkartırken söyleyecekleri ilk şey “Anne diş etlerim çok acıyor” olacaktır. Tabii ki bunu söyleyemeceklerine göre anne-babaların bebeklerinin diş çıkarması sırasında onların ağzında gözüken bazı işaretlere dikkat etmeleri gerekecektir. Örneğin; tükürük akışında artış, huysuzluk, dişetlerinde kızarıklık/morluk, uykusuzluk ve iştahsızlık. Diş çıkarırken bebeklerdeki bu ilk işaretler 3-4 aylıkken görülmeye başlayabilir. Bebeklerde ilk süt dişleri genellikle 6.-16. aylar arasında sürerler.
Peki bebeğinizin diş çıkartırken rahat etmesi için neler yapmalısınız; Öncelikle diş çıkarırken yukarıda belirttiğim semptomları dikkatle izleyin ve çocuğunuza bu dönemde yüksek dozda ŞSİ (Şefkat Sevgi İlgi) vererek onun huzursuzluğunu azaltın.
Yumuşakça bebeğinizin dişetlerini temiz ve soğuk bir bezle masaj yaparak temizleyin.
Bebeğinize soğuk ve plastik olmayan bir kaşık verin.
Kaşığı bebeğinize çok soğuk (donmuş olarak) olarak vermeyin.
Bir süre buzdolabında kaşığı tutun ve serin bir şekilde bebeğinizin ağzında kızarıklık olan yerlerde dolaştırın.
Bebeğinizin diş kaşıyıcılarla oynamasına izin verin. Diş kaşıyıcının soğuk olması � çocuğunuzu rahatlatacaktır. Bebeğinizi bu esnada yalnız bırakmayın. Burada dikkat edilmesi gereken; diş kaşıyıcıların donmuş bir halde bebeğinizin ağzına koyulmaması olacaktır. Donmuş diş kaşıyıcılar çocuğunuzun dudağına veya diline yapışabilir. Ayrıca diş kaşıyıcıların plastikten değil kauçuktan yapılanını tercih edin. Çünkü plastik diş kaşıyıcıların üzerindeki düzensiz yüzeyler (kopmuş parçalar veya keskin yüzeyler) bebeğinizin ağzını yaralayabilirler.
Tüm bunlara rağmen bebeğinizin sıkıntısı geçmiyorsa mutlaka diş hekiminiz veya pedodontistinize danışarak; ağrı kesici pomatları kullanabilirsiniz. Unutmayın ki bu pomatların düzensiz ve sıkça kullanımının bebeğinizin çeşitli organları ve özellikle karaciğeri üzerine olumsuz etkileri olabilir. Bebeğimin yeni süren dişlerinin bakımını nasıl yapmalıyım?
Bebeğinizin dişleri ağızda gözükür gözükmez fırçalamaya başlamalısınız. Süt dişleri diş çürüklerine karşı çok dirençsizdirler. Bu sebepten dolayı süt dişleri kolayca çürüyebilir ki bu; çocuğunuzun daimi dişlerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Sabah ve akşam yatmadan önce bebeğinizin dişlerini yumuşak kıllı bir fırçayla ve sadece su ile fırçalayınız. 1,5-2 yaşından önce bebeğinizin ağız ve diş sağlığında yutma riskinden dolayı diş macunu kullanmayın. Bu yaşlardan sonra küçük bir nohut tanesi kadar fluoridli diş macunu kullanmaya başlayabilirsiniz.
Çocuğunuzun ilk pedodontist/diş hekimi ziyareti için uygun zaman ya ilk dişinin çıkmasından sonra ya da ilk doğum gününden hemen sonra olmalıdır. Bebeğiniz 16 aylık olmadan önce mutlaka sorun olsun olmasın bir pedodontiste (çocuk diş hekimi) götürmeniz; ileride oluşabilecek ağız ve diş sağlığı sorunlarının önlenmesi için çok önemlidir. Unutmayın ki rutin diş hekimi kontrolleri çocuğunuzun sağlıklı gülümsemesi için ilk basamaktır.

Diş Fırçalama

ilim adamları, dişleri uzun süre ve sert şekilde fırçalayarak daha çok bakteri öldürüldüğü inancının yanlış, dişleri bu şekilde fırçalamanın zararlı olduğunu bildirdiler. Dişlerin sert şekilde fırçalanmasının diş minesine ve etine zarar verebileceğini belirten Heasman, bakterilerin belirli bir süre içinde öldüğünü, dişlerin bu süreden daha uzun ve sert şekilde fırçalanmasının olumlu etkisinin bulunmadığını, hatta zararlı olabileceğini kaydetti.
Araştırmada 16 değişik diş fırçalama kombinasyonunun etkisi incelendi. 30, 60, 120 ve 180 saniye ile 75, 150, 225 ve 300 gramlık basınçları kombine eden bilim adamları, gönüllülerin basınç ve süreyi ölçmek için bilgisayara bağlı diş fırçaları kullandığını belirttiler. Her uygulamadan sonra diş plağının ne kadar temizlendiği ölçüldü. Araştırma sonucunda, ideal sürenin 2 dakika ve dişlere uygulanan en uygun basıncın 150 gram olduğu ortaya çıktı. Sürenin kolaylıkla ölçülebileceğini kaydeden bilim adamları, basınç konusunda emin olmayan kişilere en uygun tekniği diş hekimlerinden öğrenmeyi, dişleri çok sert fırçalamamayı, diş ipi kullanmayı ve dişleri günde en az bir kez fırçalamayı önerdi. Bilim adamları, deneyin elektrikli diş fırçalarıyla yapıldığını, fakat sonucun normal diş fırçaları için de geçerli olduğunu söylediler.

Bozuk Dişler

Çocukluk döneminde süt dişlerin değişip, kalıcı dişlerin gelmeye başlamasıyla pek çok çocukta çapraşıklıkların yaşandığı bildirildi.
Türk Dişhekimleri Birliği’nin (TBD) web sitesinde yer alan bilgilere göre, bir çok anne ve baba, “Çocuğumun dişleri eğri geldi” endişeyle dişhekimine başvuruyor. Bu durumun en büyük nedeninin ‘kalıtım’ olduğunu belirten uzmanlar, zamanında alınmayan bazı önlemlerin de çapraşıklara yol açtığını ifade ettiler.
Genetik olarak çocukta çene boyutuyla dişlerin genişlikleri arasında uyumsuzluk olması ya da çenelerin gelişmesini olumsuz yönde etkileyen solunum yolu problemlerinin dişlerde çapraşıklığıklara yol açtığını anlatan uzmanlar, “Çocuğunuzun burun yollarındaki solunumu engelleyen faktörler öncelikle üst çenenin daha sonrada alt çenenin normal büyümesini etkileyerek dişlerin düzgün sıralanmasına engel olurlar. Bu durumda mutlaka uzman bir dişhekiminin müdahalesi gerekir” diye konuştular.
Dişlerdeki çapraşıklığın bir diğer nedeninin de süt dişlerinin normal değişme zamanı gelmeden çekilmesi olduğuna dikkati çeken uzmanlar, şunları kaydetti:
“‘Nasıl olsa yerine yenisi gelecek’ düşüncesiyle tedavi edilebilir düzeydeki süt dişlerinin çekimi son derece hatalıdır. Çünkü bu dişler altlarından gelecek kalıcı dişlerin yerini koruyarak çapraşıklıkları önlerler. Bir süt dişi zamanından önce çekilirse yandaki dişler çekilen dişin boşluğına doğru kayar. Alttan gelecek kalıcı dişin süreceği yeri kapatır, kalıcı diş bulabildiği boşluktan sürmeye çalışır yada gömülü kalır. Her iki durumda da diş sisteminin dengesi bozulur ve çapraşıklıklar gözlenir. Süt dişlerini ara yüzlerinde görülen çürükler zamanında tedavi edilmezse yandaki dişler çürüyen, kayıp diş dokusu kadar boşluğa kayar. Çapraşıklıkların bir diğer nedeni de budur. İşte bu nedenlerden dolayı süt dişlerinde görülen çürüklerin tedavisi son derece önemlidir”.
Dişlerin düzgün sıralanmasının sadece estetik açıdan önemli olmadığını anlatan uzmanlar, dişlerdeki çapraşıklıkların bu bölgelerin temizlenmesi güç olacağından çürüklere, dişeti hastalıklarına ve eklem ağrılarına neden olabileceğini belirttiler. Çapraşık dişlerin her yaşta değişik tedavi yöntemleriyle ortodontistler tarafından tedavi edilebildiğini söyleyen uzmanlar, “Ancak bu tür tedaviler oldukça pahalıdır. Bu nedenle çürüyen süt dişlerinin çekiminden çok tedavisi yoluna gitmek daha da önemlisi iyi bir ağız bakımıyla dişleri sağlıklı olarak ağızda tutmak en doğru yöntem olacaktır” şeklinde konuştular.