Suna Dumankaya Çillerde barbunya ile kurtulun
Çillerden kurtulmanın formülü:
100 Gr. beyaz barbunyayı geceden ıslatın. Ertesi gün de, bir litre suyun içinde kaynatın. Pişince iyice süzün. Elde ettiğiniz barbunya suyunu en az beş gün boyunca çillerinize ve lekelerinize sürün. Kullanmadığınızda, buzdolabında muhafaza edin. Bu formül çillerinizi ve lekelerinizi azaltacak, renklerinin açılmasını sağlayacaktır.
Suna Dumankaya
Kaynak: xprodoksit.com
Çocuklar için faydalı atıştırmalıklar
Atıştırma, çocuk beslenmesinin en önemli noktalarından biridir. Çiğ yenen atıştırmalar var. Bunları bir kenara not edebilirsiniz.
Bazı ara öğün seçeneklerinin çocuklarınız için oldukça eğlenceli, hatta şaşırtıcı olabileceğini düşünüyorum. Amerikan Diyetisyenler Birliği’nin de önerdiği bu seçenekler içinde bana göre en etkileyicisi “dondurmalı sandviç”. iki bisküvi arasına biraz dondurma koyun ve dondurun! Eminim çocuğunuz böyle bir ara öğün seçeneğine hayır demez
Soyulmuş muzu yoğurda daldırıp daha sonra ezilmiş kahvaltı tahıllarıyla karıştırıp rulo hale getirdikten sonra dondurun ve ara öğün seçimi olarak besleyici ve lezzetli bir karışım hazırladığınızdan kuşku duymayın.
Ayrıca dinozor, yıldız, kalp gibi eğlenceli şekiller verdiğiniz peynir ve et dilimlerini de sandviçlerde kullanarak çocuklarınızı şaşırtabilirsiniz.
Gofret, grissini, cips yerine fındık ezmesini corn flakes ya da başka kahvaltı gevrekleriyle karıştırıp elinizde top şekli verdikten sonra ezilmiş krakere batırın, fındık ezmeli lezzetli toplar üretin.
Bu seçenekleri daha da arttırmanız mümkün. Beslenme kitaplarında, internette benzer onlarca seçenek bulacağınızı düşünüyorum. Bu eğlenceli seçenekleri onlarla birlikte hazırlamanız daha da etkileyici olacaktır. Tabiî ki fındıktan, ceviz, badem, pestilden, taze ve kurutulmuş meyvelerden, yoğurttan da vazgeçmeyin!
Kaynak: www.osmanmuftuoglu.net
iyette öğle yemeğinin önemi
Halk arasında diyetten cinselliğe kadar hiçbir şekilde bilimsel olmayan çeşitli bilgiler dolaşır. Bu bilgilerden öğün yani diyet ile alakalı olan ise zayıflamak için az ve sadece üç ana öğün yiyip ekmek, pilav ve benzeri karbonhidrat besin grubundan tamamen uzak kalınarak zayıflama ve benzeri gibi bilgilerdir.
Bu bilgilerin tamamen bilimsel bir tarafı yoktur. Halk tarafından oluşturulan ikinci tür bilgileri asla güvenmemenizi ve bilimsel olan daha çok uzman diyetisyenler tarafından yazılan makaleleri okumanızı öneririm.
Diyette öğle yemeği hepinizin bildiği gibi bir ana öğündür. Kahvaltıdan sonra en önemli öğün olan öğle yemeği kahvaltı ile aldığınız enerjiyi yenilemeyi sağlar. Öğünlerin amacı az ama sık sık yemek modülüne alışmaktır.
Midemiz küçük olan besinleri daha çabuk eritir. Bunun yanında midemizin 30 dakika içerisinde doyduğunu anlaması bizim için büyük bir dez avantaj olmasının yanında metabolizma hızımız ile beraber bu süre daha fazla azalarak vücudumuzda yediğimiz besinleri daha hızlı bir şekilde enerjiye dönüştürür. Bu hem sağlığımız hem de yediğimiz besinleri daha verimli bir şekilde tüketmemizi sağlar.
Aç karnına su içmek !
Endokrinolog Doktor Ghada Haddad’a ait bir yazıya rastladım geçenlerde, Japonya’daki su çılgınlığından bahsediyordu.
Doğada var olan bütün bitkileri-börtü böceği alternatif tıpta kullanmak son derece moda. Gün geçmiyor ki, ‘falanca bitkiyi kaynatıp içince, her türlü hastalıktan kurtulacağımızla’ ilgili haber okumayalım. Bu kısır döngünün şöyle çalıştığını keşfettim, mesela bizim memlekette avokado yok diyelim, şampuandan kreme, ilaçtan içeceğe her şeyin avokadolusunu çıkarıyorlar! Son günlerde Amerika’da Goji içeceği çok popüler. Uzakdoğu’da, Tibet’te, Himalayalar’da yetişen bir bitki Goji. Sonsuz sağlık ve güzellik için yiyor ve içiyorlar. Şunu hemen belirteyim Goji, Anadolu’da da yetişiyor ve daha çok ‘kurt üzümü’ olarak biliniyor.
Kimsenin de suyunu sıkıp içtiğini sanmıyorum. ABD’de marketlerde kuyruklar vardı geçtiğimiz yaz, çok da pahalı.
Gelelim bahsettiğim Doktor Haddad’ın söylediklerine. Japonya’da aç karnına su içmek son derece popülermiş. Sabah kalkar kalkmaz daha dişlerinizi fırçalamadan içebileceğiniz kadar suyu içmeniz gerekiyormuş. Su tedavisi adı altında yapılan bu uygulama ile de pek çok hastalıkla baş etmek mümkünmüş. Bilimsel testlerle de kanıtlamışlar ve bunu yayınlamışlar. Aç karnına içilen suyun iyi geldiği birçok hastalık var: Baş ağrısı, vücut ağrıları, kalp çarpıntısı, bronşit, astım, gastrit, obezite, epilepsi, menenjit, göz hastalıkları, böbrek sancıları, adet sancıları, kulak-burun-boğaz hastalıkları…
UYGULAMA YÖNTEMİ
- Sabah kalkar kalkmaz daha dişleri fırçalamadan 4×160 ml su içilecek.
- Sonra diş fırçalanacak ve 45 dakikadan önce bir şey yenip içilmeyecek.
- 45 dakika sonra yiyebilir, kahvaltı yapabilirsiniz.
- Sabah, öğle ve akşam öğünlerinden 15 dakika sonra en az iki saat süreyle hiçbir şey yemeyecek ve içmeyeceksiniz.
- Sabah kalktığınızda bu kadar çok su içemiyorsanız yavaşça artırarak kendinizi alıştırabilirsiniz.
- Daha sağlıklı bir yaşama bu uygulama ile kavuşabilirsiniz.
BİR AYDA YÜKSEK TANSİYON KALMIYOR
Yapılan açıklamada bu uygulamaya devam edildiği takdirde, 30 gün sonunda yüksek tansiyon sorununuz kalmayacakmış. 10 günde gastrit, yine 30 günde şeker sorunundan kurtulmak ya da en aza indirmek mümkün olabiliyormuş. Yine de her türlü uygulamayı denemeden önce lütfen kendi doktorunuza danışın ve eğer bu sistem size zarar vermeyecekse başlayın. Bazı yan etkileri de var muhakkak, her zamankinden daha fazla tuvalete gideceksiniz en azından.
Uzakdoğu’da yemeklerle beraber çay içildiğini de hatırlatıyor Dr. Haddad ve ‘kaybedilecek bir şey yok’ diyor. Yine de doktora sormadan adım atmayın ama bana kalırsa son derece ucuz ve kolay bir yöntem.
Aa, uygulamanın zayıflattığını da söylemiş miydim? En önemli sonucun kilo kaybı olduğunu da eklemiş doktorumuz.
Elif AKTUĞ (Akşam)
Kısırlık Teşhisinde Post Koital Test
Sayısız kısırlık nedenlerinden biri de kadının rahim ağzında oluşan salgının erkeğin spermine hareket kabiliyeti sağlayamadığı durumdur. Buna servikal faktör denir ve durumu değerlendirmek için Post Koital Test (PCT) yapılır.
Rahim ağzında oluşan salgı ile sperm arasındaki ilişkinin uygunsuz olması bir kısırlık nedendir. Normalde rahim ağzı (serviks) salgısı spermlerin rahim içerisine ilerlemesi için uygun bir ortam hazırlar. Bu ortamın bozuk olduğu durumlarda spermler hareket kabiliyetlerini ve bazen canlılıklarını yitirebilirler. Buna servikal faktör adı verilir. Servikal faktörü değerlendirmek için de Post Koital Test (PCT) yapılır.
Post Koital Test (PCT) nedir ?
PCT cinsel ilişkiden sonra vajinadan alınan salgıların mikroskop altında incelenmesi ve spermlerin durumunun değerlendirilmesidir. Hızlı, ağrısız ve ucuz bir test olup servikal faktör hakkında bilgi sağlar.
Ne zaman yapılır?
Geçmişte kısırlık (infertilite) araştırmasında ilk başta yapılan testlerden biri PCT idi. Yumurtlamadan (ovülasyondan) 1 – 2 gün önce ya da sonra yapılır. Yumurtlama (ovülasyon) zamanının tespiti için vücut sıcaklığı ya da ultrason takibi yapılabilir. Bunların yapılmadığı durumlarda siklusun 12 – 16 günleri arasında herhangi bir zaman uygulanabilir.
Kadın test öncesinde 2 gün süreyle cinsel ilişkide bulunmamalı. Daha sonra ilişkide bulunup 2 – 8 saat sonra doktora gider. İlişki esnasında kayganlaştırıcı ya da başka bir yapay madde kullanılmaması gerekir. İlişki sonrası duş veya banyo yapılmamalı.
İşlem esnasında normal muayenede olduğu gibi kuru bir spekulum (jinekolojik muayene esnasında vajinaya yerleştirilen alet) yerleştirilir. Vajinadan ve rahim ağzından akıntı örneği alınır. Bu örnek lam üzerine yerleştirilir ve mikroskop altında incelenir. İncelemede akıntı içerisindeki sperm varlığı, sayısı ve hareketliliği değerlendirilir.
Bu işlemin modern infertilite yaklaşımında herhangi bir değeri yoktur. Bu nedenle yapılması önerilmez. Post Koital Test ile elde edilen bilgiler tedavi yaklaşımında bir değişikliğe neden olmaz ve her zaman gerçeği yansıtmaz. Post Koital Test’in negatif olması her zaman bir problem olduğu anlamına gelmez.
Kaynak: tupbebek.com
Bekar erkeklere kötü haber
Erkekler için ‘kadınsız hayat’ tahmin edilenden çok daha kötü sonuçlar doğuruyor.
Öyle ki yetişkin erkeklerin kadınsız yaşaması ölümcül risk içeriyor. Amerika’daki araştırmaya göre, yalnız yaşayan bekar erkekler, evlilerden erken ölüyor. Çünkü mutlu bir evlilik sağlığa iyi geliyor.
Kaynak : internethaber.com
Dudak parlatıcılarına dikkat
Dudak parlatıcıların daha mı çok güneş ışığı çeker? İşte yanıtı…
Bu tezin doğru olup olmadığından şüpheleniyorsanız, doğru! Ancak bu konuda atlamamanız gereken dudak parlatıcıların dudaklarınızı aynı zamanda koruyan bir ürün olduğu. Dudaklarınız sebum bezlerine sahip değildir, cildiniz gibi doğal olarak yağ üretmezler. Sonuç olarak çabuk kuruyabilirler. Daha önemlisi sebumun doğal koruyucu etkisi hiç yararlı değildir, güneş ışınlarından kolay etkilenmesine neden olur. Sonuç? Kollajen ve elastin dejenerasyonu cilt kanseri riskini artırır.
Çoğu insan dudak kurumasını cilt kanseri riskini görmezden gelerek önemsemez. Önemli olan parlatıcıların güneş ışınlarını dudak bölgenizde yoğunlaştıracağı konusu.. Bu nedenle dışarı çıkarken parlatıcı sürmeyebilirsiniz.
Diğer bir kolay çözüm SPF içeren dudak parlatıcı kullanmak. Eğer bunları pahalı buluyorsanız dışarı çıkarken dudak parlatıcınızı silip içeride yeniden sürmek olabilir. Bunun için uygun fiyatlı bir dudak parlatıcısı alabilirsiniz.
Hala dudaklarınızı korumak için sevdiğiniz lipstick ya da parlatıcıyı kullanabilirsiniz. E vitamini içerenlerini kullanmanız hem nemlendirici özelliği hem de antioksidan özelliği sebebiyle ne olursa olsun dudaklarınızı güneşin zararlı etkilerinden koruyacaktır.
Kaynak : internethaber
Ender saraç zayıflamaya yardımcı detoks kürü
Zayıflamayı düşünenler, hala devam ettikleri diyetlerine ddestek sağlamak isteyen kişiler, herhangi bir zamanda yemeği fazla kaçıranlar, Ender Saraç’ın detoks kürü ile vücudunuzu toksinlerden arındırarak zayıflayabilirsiniz ;
Malzemeler:
- 2,5 Lt su
- 2–3 adet orta boy kabak,
- 1 demet semizotu,
- 6–7 adet orta boy maydanoz, (sapları ile birlikte)
- 3 adet taze soğan (yeşil kısımları ile birlikte)
- 2 adet acı yeşilbiber ( bunlar metabolizma hızlandırır, ancak mide sorunu olanlar acı biber kullanmayabilirler)
- 1/2 tatlı kaşığı zerdeçal,
- 1 tatlı kaşığı kimyon
Hazırlanışı : Zerdeçal ve kimyon dışında tüm malzemeleri, 2,5 lt suyun içinde haşlayarak blendırdan geçirin sonra içerisine zerdeçalı ve kimyonu da ekleyip karıştırın. Başka bir şey yemeden, gün boyu bu sebze karışımını için.
Kaynak: mucizeiksirler.blogspot.com
Suna Dumankaya saç dökülmesi için sığır iliği maskesi
75 gr. sığır iliğini suda makarna haşlar gibi pişirin.Piştikten sonra süzerek sığır iliğini susuz bir şekilde havana koyun.
Üzerine çıkacak kadar alkol ve bir çay kaşığı çam terebentin ekleyin ve merhem kıvamına gelinceye kadar dövün.
Elde ettiğiniz karışımı saç diplerinize tıpkı boya sürer gibi sürdükten sonra saç diplerine masaj yapın. Ardından streç film, üzerine de sıcak havlu sarıp bir saat bekletin.
Sonra saçınızı uygun bitkisel bir şampuanla yıkayın.
2.tarif:
150 gr. sığır iliğini makarna gibi haşlayıp süzün. Ardından 100 gr. hindistancevizi yağı ve bir tatlı kaşığı defne tohumu yağını karıştırın.Blenderdan geçirin.
Karışımı ılık haldeyken saç diplerinize sürün. Bu uygulamayı haftada bir kere yapmanız yeterli olacaktır.
Kaynak: mucizeiksirler.blogspot.com
Göz çevresi operasyonuyla daha genç bir yüz
İlk yaşlanma belirtileri göz çevresinde başlar. Korkmayın! Çeşitli yöntemler ile eskisinden çok daha genç bir göz çevresine kavuşmanız mümkün!
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Avrupa Oküloplastik Cerrahi Birimi Üyesi Prof. Dr. Ferda Çiftçi, yüzde en çok gevşeyerek kişiyi yaşlı gösteren göz çevresini çeşitli yöntemlerle düzelttiklerini belirterek “Öncelikli hedefimiz kişinin doğal görünümünü bozmadan göz çevresini gençleştirmek” diyor.
Yaşlanma çoğunlukla göz çevresinde başlıyor. Bunun nedeni nedir?
Çünkü göz çevresindeki cilt en ince, en hareketli ve kolaylıkla gevşeyebilen bir yapıdadır. Yaşlandıkça gözkapakları cilt ve ciltaltı gevşemeye başlar, kırışıklık ve torbalanmalar ile yaşlı bir görünüm ortaya çıkar.
Göz çevresini gençleştirmek için hangi yöntemleri uyguluyorsunuz?
Kişinin yaşı, cildinin yapısı gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak non-invaziv dediğimiz en basit yöntemlerden ameliyata kadar pek çok seçeneği uyguluyoruz.
Botoks
Latince adı clostridium botulinum olan bakterinin salgıladığı toksinin, laboratuar koşullarında işlenerek insan için tedavi edici hale getirilmiş şeklidir.
Göz çizgileri yeni yeni belirmişse, erken dönemde özellikle kaz ayaklarının kaybolması için botulinum toksin (botoks) enjeksiyonu uyguluyoruz. Aynı zamanda kaş arası ve alın bölgesine de uygulama yapıyoruz. Botoks kas hareketlerini yavaşlattiğı için çizgilerin kaybolmasını sağlıyor, derinleşmesini engelliyor ve genç bir görünüm ortaya çıkıyor. Kaz ayaklarının düzeltilmesinde en sık uygulanan yöntemdir. İlaç, uygulandığı yerdeki kasların kuvvetini azaltarak etki eder. Toplamda 5 -10 dakikalık bir işlem. İşlemi uyguladıktan sonra dikkat edilmesi gereken herhangi bir şey yoktur. Uygulanım yeri ve ilacin dozu, iyi sonuç almada çok önemlidir.Botoks gereğinden fazla uygulanırsa ‘ifadesiz maske yüzü’ oluşabilir. Botoksun etkısı genel olarak 3–4 ay olmasına rağmen, ilacın sürekli kullanımı durumunda etki süresi daha uzun olabilmektedir. Botoksun etkisi geçtiğinde hiçbir sakıncası olmaksızın tekrar uygulanabilir.
Dolgu maddeleri
Göz çevresinde çukurlaşma ve çökmeler varsa dolgu maddeleri kullanıyoruz. Dolgu maddeleri ile göz çevresindeki çukurlar kapanarak daha dinç bir görünüm sağlanıyor.
Cilt Soyma Yöntemleri
Bir diğer gençleştirme yöntemi ise cilt yenileme için yüzey soyma işlemleridir. Soyma işlemi özellikle ince cilt kırışıklıklarında ve pigmentasyonlarda etkilidir. Cilt soyma(peeling); lazer ya da kimyasal ajanlarla yapılabilmektedir.
Blefaroplasti
Blefaroplasti de denilen göz kapağı cerrahisi ile alt ve üst göz kapağındaki fazla deri ve yağlar, gözaltındaki torbalanmalar, göz kapaklarındaki sarkmalar gibi biçim bozuklulukları giderilir. Böylece kişiye genç ve dinlenmiş bir görünüş kazandırılır. Bu ameliyatla göz kapağı ve gözün dış kenarındaki ince kırışıklıklar da bir miktar azalır. Bu ameliyat kadınlar kadar erkekler tarafından oldukça sık talep edilmektedir.
Göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak, bazen de kalıtsal olarak daha genç yaşlarda torbalanma gösterebilir. Bu durum göz kapağı estetiği ile düzeltilebilir. Bu girişimde, alt ve üst göz kapaklarından fıtıklaşmış olan yağ dokusu ve cilt fazlalıkları birlikte çıkarılır. Ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir.
Düzgün yapılmış bir blefaroplasti hastaya daha genç bir görünüm kazandırır. Göz estetiği ameliyatları hafif sedasyon eşliğinde lokal anestezi altında yapılır. Çok ince iğne ile lokal anestezik enjekte edilerek tüm göz kapağı uyuşturulur. Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Bu nedenle göz açıkken hiç bir iz görünmez. Alt göz kapağı kesisi ise kirpiklerin hemen altından, ya da hastanın durumuna göre sadece yağ fıtıkları alınacaksa göz kapağının iç kısmından girilerek yapılır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz kalan bölgelerdendir.
Ortalama her bir göz kapağı ameliyatı 15–20 dakika sürer ve hastanede yatmayı gerektirmez. Hasta, operasyondan bir hafta sonra işine başlayabilir.
Bu işlemleri daha sonra tekrarlamak gerekir mi?
Botoks enjeksiyonunu yılda 3 kere yapmak kas hareketlerine bağlı ortaya çıkan dinamik çizgilerin kaybolmasını sağlayarak genç bir görünüm kazandırmaktadır.
Cerrahi yöntem (blefaroplasti) ise daha kalıcı ve uzun etkili olup ameliyatın göz çevresindeki etkisi 5 – 10 yıl kadar kalacaktır. Yaşlanma kaçınılmaz bir durum olduğundan zamanla cilt tekrar gevşeyebilir ve 5–10 yıl sonra ameliyatı tekrarlamak gerekebilir. Göz kapağı estetiği Oküloplastik Cerrahinin en çok yüz güldüren ameliyatlarından biridir.
Bu işlemlerden sonra doğal görüntüde değişiklik olur mu?
Botoks enjeksiyonunu tamamen dinamik çizgilere yönelik uyguladığımız için doğal görüntüde herhangi bir değişiklik yaratmadan çizgiler kaybolmaktadır. Bizim yaklaşımımız tamamen doğal görünümdür.
Blefaroplasti ameliyatlarında da amacımız aynı yaklaşımla sadece sarkan ya da fıtıklaşmış dokuların alınmasıyla doğal görünüm elde etmektir.
Kaynak: milliyet.com